Bir Taşra Köpeği - Akın Aksu - PDF E-EKİTAP ÜCRETSİZ Oku, İndir

Aim for the task of upscalerolex.to desires.

Bir Taşra Köpeği – Akın Aksu

Bir Taşra Köpeği – Akın Aksu

Lisans / Fiyat: Ücretsiz
Yıl: 2019
Eklenme: Ocak 21st, 2024
Dil: Türkçe
Sayfa: 256
Yazar: Akın Aksu

3.469 Kişi Tarafından Görüldü

Bir Taşra Köpeği; Günleri sıkıntının o kasvetli rengine boyayan taşra hayatında, sokakları oraya yazgılı adımlarla arşınlayan taşralı yarı aydınların dünyası.

Dostoyevski’nin Ecinniler’i Türkiye taşrasının geçit vermez çitlerini aşamayacaklarını bilmenin öfkesiyle birbirlerine musallat olurken, kendi çığlıkları ve şeytanca düşünceleriyle kavruluyorlar.

İsimsiz anlatıcının hazdan, arzudan, hedeften yoksun amaçsız ve kaygısız adımları ise bütün deneyimlerin birbirinin aynısı olduğu yavan bir maceranın içerisinde dönüp duruyor.

Ahlat Ağacı filminin ortak senaristlerinden ve oyuncularından Akın Aksu, Bir Taşra Köpeği’nde olağanüstü ustalık ve takıntı derecesinde bir ayrıntı düşkünlüğüyle ıssız taşrayı rafa kaldırarak yerine canlı, çoksesli bir tablo koyuyor.

Kapısı, yalnızlığa ve varoluşun kaçınılmaz çırpınışına açılan sıcak, uzun, sıkıcı bir yaz mevsimi. Amaçsız, istemsiz, adeta başka algı alanlarına eğilim duyan bir adam, yaz sıcağına teslim olmuş bilinciyle, Diyojen’in Feneri gibi dolaşarak, varlığımızın gezegendeki anlamını arıyor.

Birbirinden pek de farkı olmaksızın sürüp giden günlerin içerisinde oradan oraya; kendisi için hiçbir anlamı olmayan sözlerin, düşüncelerin, inanışların arasında, sahipsiz bir gölge gibi dolanıp duruyor.
Nuri Bilge Ceylan

Ahlat Ağacı filminin senarist ve oyuncularından Akın Aksu’nun bir taşrayı anlattığı eseridir. Yalnız bu taşra sessiz sedasız, sokakları pek de işlek olmayan şu bildiğimiz taşralardan değil.

Nuri Bilge Ceylan’ın tanıtım yazısından bir parça: ‘’Akın Aksu, Bir Taşra Köpeği’nde olağanüstü ustalık ve takıntı derecesinde bir ayrıntı düşkünlüğüyle ıssız taşrayı rafa kaldırarak yerine canlı, çok sesli bir tablo koyuyor.

Kapısı, yalnızlığa ve varoluşun kaçınılmaz çırpınışına açılan sıcak, uzun, sıkıcı bir yaz mevsimi. Amaçsız, istemsiz, adeta başka algı alanlarına eğilim duyan bir adam, yaz sıcağına teslim olmuş bilinciyle, Diyojen’in Feneri gibi dolaşarak, varlığımızın gezegendeki anlamını arıyor.

Birbirinden pek de farkı olmaksızın sürüp giden günlerin içerisinde oradan oraya; kendisi için hiçbir anlamı olmayan sözlerin, düşüncelerin, inanışların arasında, sahipsiz bir gölge gibi dolanıp duruyor.’’

Bizlere destek olmak için Lütfen Yorum Yapınız.