Uçuşan Etekler (Bir Ağıt) - John Berger - PDF E-EKİTAP ÜCRETSİZ Oku, İndir

Aim for the task of upscalerolex.to desires.

Uçuşan Etekler (Bir Ağıt) – John Berger

Uçuşan Etekler (Bir Ağıt) – John Berger

Lisans / Fiyat: Ücretsiz
Yıl: Mayıs 2014
Eklenme: Kasım 12th, 2020
Dil: Türkiye
Sayfa: 45
Yazar: John Berger

885 Kişi Tarafından Görüldü

John Berger’ın kaybettiği eşi Beverly Berger’ın ardından, oğlu Yves Berger’le birlikte yazdığı bir ağıt: Uçuşan Etekler.

Çizimlerle desteklenen; bu dünyadan “geçmişten geleceğe mesajlar taşıyan bir koşucu gibi geçen” bir kadına yazılmış; sevgiliye, dosta, yoldaşa, çalışma arkadaşına, akıl hocasına duyulan özlemin anlatıldığı bir mektup…

Sana çok yakışan güzel giysilerinle canlanıyorsun gözümde, yüreğimde gömülü o kendine has tebessümünle gülümsüyorsun. Bir zamanlar, daha ben dünyaya gelmeden yaşadığın Noel Road karşımda uzanıyor.

Dudaklarından eksilmeyen tebessümün leo yolda yürüyüşünü, köşeyi dönüşünü hayal ediyorum. Pek çok şey eskisi gibi, pek çok şeyse bambaşka. Hayat böyle, anne.

Bana hep dediğin gibi, “Roma bir günde inşa edilmedi”yse eğer, belki de doğduğumuz günden ölene değin en hayati şeyleri benliğimizin derinliklerinde taşıyoruz.

Senin bundan elli yıl önce, Noel Road’da yürürken taşıdığını, ben bugün galerinin önünde otururken taşıyorum. Ve resimlerim bir yerlerden geldiyse eğer, bu yerin seninle benim aramda, o zamanla bu zaman arasında olduğuna inanıyorum.

Birbirimize olan sevgimiz gibi anne, hayatın hiç son bulmayacağı bir yerde.

Uçuşan Etekler Kitap Özeti

Londra’daki ilk sergim yakında açılacak. Yanımda olmayışın bilsen nasıl koyuyor bana.Burada olsaydın kim bilir ne mutlu olacaktın.Sana çok yakışan güzel giysilerinle canlanıyor sun gözümde,yüreğimde gömülü o kendine has tebessümünle gülümsüyorsun.
 
Bir zamanlar, daha ben dünyaya gelmeden yaşadığın Noel Road karşımda uzanıyor. Dudaklarından eksilmeyen tebessümünle o yolda yürüyüşünü, köşeyi dönüşünü hayal ediyorum.Pek çok şey eskisi gibi, pek çok şeyse bambaşka. Hayat böyle, anne.Bana hep dediğin gibi, “Roma bir günde inşa edilmedi”yse eğer,belki de doğduğumuz günden ölene değin en hayati şeyleri benliğimizin derinliklerinde taşıyoruz.
 
Yani, senin bundan elli yıl önce, Noel Road’da yürürken taşıdığını, ben bugün galerinin önünde otururken taşıyorum. Ve resimlerim bir yerlerden geldiyse eğer, bu yerin seninle benim aramda, o zamanla bu zam an
arasında olduğuna inanıyorum.
 
Birbirimize olan sevgimiz gibi anne, hayatın hiç son bulmayacağı bir yerde.
 
“ Senden önce ölürsem eğer, dedin bana,
bayatlamış sözcüklerden ve gecikmiş buluşmalardan
esirge beni. Uyuduğum topraktan al götür beni,
zira belki de bir sap yeşillik, ölümün bir başka
dikim olduğunu gösterecektir sana… ”
 
Bir sıçrayışta ata biner, Siyah Kurtuluş Hareketini destekler,buz üzerinde dans ederdin. On dokuzundayken Hintli Dilip’le evlenmiş, tanışmamızdan önce, bir daha dönmemek üzere ABD’yi terk etmiştin. Buz üstünde olsun, hayatta olsun temkinli adımlarla ilerler, seçimlerini yaparken asla gösterişe kaçmaz’dın.
 
Şimdiki zamanın içinden geçen patikalarda yol alırken, ardına düşülen, meçhul bir geleceğe yararlı olabileceğini varsaydığın şeyler getirirsin geçmişten. Bu seçilmiş mirası, omuzlarında hafif bir sırt çantası gibi taşırsın. Hiçbir ağırlığı yok gibidir. Gelecek ise karşılıklı bakışlarda gizlidir.

Bizlere destek olmak için Lütfen Yorum Yapınız.