Kurma Kız - Paolo Bacigalupi - PDF E-EKİTAP ÜCRETSİZ Oku, İndir

Aim for the task of upscalerolex.to desires.

Kurma Kız – Paolo Bacigalupi

Kurma Kız – Paolo Bacigalupi

Lisans / Fiyat: Ücretsiz
Yıl: 2016
Eklenme: Temmuz 2nd, 2019
Dil: Türkçe
Sayfa: 500
Yazar: Paolo Bacigalupi

1.222 Kişi Tarafından Görüldü

Batmakta olan bir dünyada, batmakta olan bir krallığın direniş öyküsü… Ve şairane bir “SON” tahayyülü! 

23. Yüzyıl… Küresel Isınmayla yükselen okyanuslar dünya coğrafyasını değiştirmiş… Karbon temelli yakıtlar tükenmiş; enerji depolamada elle kurulan yaylar kullanılıyor…

Biyoteknoloji dünyaya egemen ve kalori şirketleri adıylatanınan devasa şirketler, “gen-kırma tohumlar” üzerinden gıda üretimini kontrol altında tutuyor. Ürünlerine Pazar yaratmak için biyo-terörizmden, özel ordulardan ve ekonomik-tetikçilerden yararlanıyorlar…

Genetik yapısıyla oynanmış ekinler ve mutasyon geçirmiş zararlılar yoluyla sürekli ölümcül salgınlar ve kitle ölümleri yaşanıyor… amansız iktidar mücadelesinin ortasındaysa hizmet amacıyla üretilen ve “kurmalar” adıyla anılan, korkulan ve aşağılanan Yeni İnsanlar’ın temsilcisi, Japon efendisince kullanılıp kâğıt mendil misali atıldıktan sonra gece kulüplerinde eti zorla erkeklere satılan Emiko var…

Paolo Bacigalupi işaretlerini bugün görüp çoklukla gündelik dertlerimiz yüzünden görmezden geldiğimiz, yaşaması zorlu, karamsar bir geleceğe karşı uyarıyor bizi. Klişelerden uzak bol ödüllü bir distopya.

Hugo En İyi Roman Ödülü
Nebula En İyi Roman Ödülü
Locus En İyi Roman Ödülü
Joan W Campbell Ödülü
Compton Crook En İyi Roman Ödülü

Time, Publisher Weekly ve Library Journal tarafından yılın en iyi 10 romanı listesine alınan 12 ödüllü görkemli bir roman…

Kısa Alıntı

“Taylandlıların şansı laboratuarda yaver gidiyor,” demişti Yates. “Ve işte hop, karşımdasın. Batıl inançlılardan olsaydım seni de domatesleriyle birlikte üretiverdiklerini düşünürdüm.

Her organizmaya bir avcı lazım anlaşılan.” “Ne kadar ilerlediklerini bildirmen gerekirdi,” demişti Anderson.

“Tek sorumluluğun bu fabrika değildi.” Yüzünü buruşturmuştu Yates. Yüzü tropik çöküşün resmiydi adeta. Çatlak damarlar yanaklarındaki pembemsi ırmakları çiziyor, patlıcansı burnunu iyice öne çıkarıyordu.

Kentin gübreye boğulmuş havası kadar sisli, çipil mavi gözlerini kırpıştırarak, “Kuyumu kazacağını tahmin etmeliydim,” demişti. “Kişisel bir şey değil.” “Ömrümü verdiğim iş sadece…

” Sibiskoz başlangıcını akla getiren kuru bir sesle gülmüştü. Yates’in AgriGen’in diğer tüm çalışanları gibi yeni hastalıklara karşı aşılandığını bilmese çıkardığı ses üzerine derhal kaçardı Anderson.

“Buraya yıllarımı verdim ben,” demişti Yates, “kişisel değil diyorsun bir de.” Elini üretim katına bakan pencerelere doğru sallamıştı.

Bizlere destek olmak için Lütfen Yorum Yapınız.